Wednesday, August 18, 2010

ebu'dan

Sevgili Enes;

Seni çocukluğumun kentine bir "yetişkin" olarak yollamak zor oldu. Eminim orada ağzından çıkan “soğuk” hava dalgaları, çocukluğumun çocuksu ve sıcak yankısını çoktan silecek ve Kars artık “yetişkin” ve “galiz” bir kent olarak hafıza mekanlarımıza yer edecek.

Artık Kars mevzu bahis olduğunda, benim çocukluğumla ilgili hatırladığım birkaç yaşlı anıyı, tazecik, ürpertici, kışkırtıcı ve baskın askerlik anılarıyla bastıracaksın. Bu sefer genelleme yapmana izin vereceğim sanırım. Tek tesellim “Türk kadınları” ile ilgili genellemeler yapamayacak oluşun. Tabii sana Kars kadınlarını göstermeyeceklerini umuyorum.

“Askerlik”le ilgili daha az şeyle, Kars’la ilgili daha fazla şeyle dönmeni dilerim. Bir çok sanatçının, yazarın çıldırmasını engelleyen bu şehrin sana “o olmasaydı çıldırırdım” gücünü vermesi en büyük temennim.

Soğukta büzüşmek, emirle buz olmaktansa bitirdikten, geride bıraktıktan sonra, kendi kişisel cumhuriyetinin bayrağını tekrar göndere çektikten sonra alacağın tuhaf zevki “erken finaller”le yaşamaya başlamanı öneririm. Biliyoruz ki bu memleketin çarptığı kapıya dönüp kızan adamında da, “çocuk iyi ama torun çok farklı be” diyen emeklisinde de, “açılım açılım dediniz..” diyen kemalistinde de, apartman darbesi yapan albayında da, golf oynayan ve kendine ocakbaşıcı arayan komutanında da gülünecek taraflar var. Bizi yaşlandırmayacak olan gülmektir ve biz bunun için bir ordu kurabilecek kadar gülmeye açız.

Herhalde askerliğini Nuri Bilge Ceylan’ın, Zeki Demirkubuz’un, Uğur Yücel’in, Orhan Pamuk’un öykündüğü bir şehirde yapan bir insanın “çıktım komutanın karşısına” tipi anıları değil daha başka eksenlerde, tematik ürünleri olur gibime geliyor. Sana da bu yakışırdı. TSK’nın bu asistini iyi değerlendirmelisin.

Şimdi biz bu sivil geyikleri yaparken, belki bu dünya sana biraz uzak kaçmış olabilir. Ama dünya bu. Vitamini kabuğunda deseler de inanma. Kabuğunu ve askeri kıyafetleri soyduğunda, özüne de ulaşırsın. “Vatani hizmet”in bitince biz heralde o özde bir yerlerde seni elimizde ananaslarla (askerde yapılmış bütün kaliteli erkek esprilerine iade-i itibarı vermek adına) bekliyor oluruz. O özde bizi bulamazsan üzülme, kime sorsan gösterirler.

Selametle.

Ebu- 18 Ağustos 2010

No comments:

Post a Comment